Cumartesi, Haziran 6, 2026

"Her şey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine râzı ol ki, rahat edesin."

|

Bediuzzaman Said Nursi

Risale-i Nur’un Tercümesi ve Tercümelerde Sadakat Meselesi 6

Tercümede Sadakat

“Kadd-ı Dildara kimi ar’ar dedi kimi elif/ Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif” Tercümede sadakatin farklı boyutları var hiç kuşkusuz. Her hususta azami sadakat mümkün olmayabilir. Fakat mühim olan manaya sadakattir! Mühim olan müellifin davasına, Risale-i Nur’lar üzerinden tercümeye sadakati değerlendirdiğimizden demek istediğimiz Bediüzzaman’ın maksadına sadık olmak elzemdir. Yoksa elbette başka dile tercümede çok farklı ses birimleri istimal edilebilir ve lafızda her daim sadık olmak zorlaşabilir ama lafzın hatırına manadan taviz verilemez! Evet Fuzulî’nin mealen dediği gibi;

Elleri kurusun ol katib-i bedtahririn
Ki fesad-ı rakamı sûr’umuzu şûr eyler!
Gâh bir harf sükutiyle kılar nâdir’i nar,
Gâh bir nokta kusuriyle göz’ü kör eyler!

Sûr düğün demek şûr kavga demek. Sin harfini şin yapınca bir nokta ek ile şenliği gürültü ve patırtıya çevirir kâtip, نادر den bir elif düşse نار duman olur o cümle, كوز ‘den bir nokta silinse كور oluverir gören göz…Fuzuli kalemini konuşturmuş. Bir harf hatta bir nokta noksanlığının cümlede nelere mal olacağını ifade etmiş. Tercüme de böyledir.

Mütercimin Tashihine Razı Olmayan Bir Üstad

Ben Kürdçe düşünürüm, Türkçe ve Arabça yazıyorum. Matbaa-i hayaldeki mütercim acemî, ya kalbin sözünü iyi anlamıyor. Veya lisanın diline âşina değildir. Hem Türkçenin sarf, nahvini bilmediğimden; ma’naya giydirdiğim üslûbun düğmeleri pek karışık oluyor. Hatta “evet, işte, şimdi, hemde, zîra, olan, şu, bu” tekerrürleri sizin gibi beni de usandırıyor. Başkasının tashîhine de kat’iyyen razı olamıyorum. Zîra külahıma püskül takmak gibi, başkasının sözü sözlerimle hiç münasebet ve ülfet peyda etmiyor. Sözlerimden tevahhuş eder.

Sâdisen:
Tabiâtımdaki ifrat cihetiyle düşündüğümden; mütercim-i hayalînin tercümesinde, hattatın imlâsında, tâbi’ın tab’ında, mutali’in fehminde bazen yanlış düşmekle güzel bir hakikat çirkinleşiyor. (Asâr-ı Bedîiyye/303)

Bâzan bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir mânayı zayi eder.
(Emirdağ Lâhikası 1/158)

Abdulmecid Edendi’nin Hakikattar İfadeleri
Abdulmecid Efendi ağabeyi Bediüzzamanı ziyaretinde üç defa kendisinden tercüme için muavenet etmesi istenilir. İşaratu’l İ’caz ve Mesnevi’nin tercümesi için üç defa Üstad emir verir. Bunun neticesinde Abdulmecid Efendi gibi alim, muhakkik ve müdakkik bir Zat hem de arapça ve farsça ile yoğrulmuş Türkçeye Mesneviyi tercüme eder. Eğer Mesnevi Türkçeye ancak bu kadar tercüme edilebiliyorsa semavilikten uzak avrupa dillerine nurların ne kadar müşkülatla tercüme edilebileceği aşikardır. Bu Zatın şu ifadeleri tevazu değil bir hakikatin beyanıdır;

Yalnız, aslındaki ulviyet, kuvvet ve cezaleti tercümede muhafaza edemedim. Evet, o cevher-baha hakikatlara zarf olacak ne bir harf ve ne bir lâfız bulamadım. Tercüme lisanı da fikrim gibi nâkıs ve kásır olduğundan, o azîm îmânî ve cesîm Kur’ânî hakikatlara ancak böyle dar ve kısa bir kisveyi tedarik edebildim. Ne hakkın ve ne hakikatın hatırı kalmış. Fabrika‑i dimağiyemin bozukluğundan bu kadarını da, müellif‑i muhterem Bediüzzaman’ın mânevî yardımlarıyla dokuyabildim.

Evet, bir tavuk kendi uçuşuyla, şahinin veya kartalın uçuşlarını taklit ve tercüme edemez. Bu, hakikaten aslına uygun ve lâyık bir tercüme değildir. (Pek kısa bir meal, bazan da tayyedilmiş, tercüme edememiş) Çok yerlerde yalnız meâlini aldım. Bazı yerlerde de tayyettim. Ancak, aslındaki hakaikı, evlâd‑ı vatana gösteren küçük bir ayinedir…
Mesnevi-i Nuriye/5

İşte dini ve uhrevi ve ulvi olan manalara giydirilen elfazı sair dillere çevirmekte güçlük çekeceksek nasıl bir çözüm yolu bulmamız lazım;

Tercüme de Emanet Almak “borrowing”
Baktık ki kaynak dildeki ifadelerin hedef dilde karşılığı yok kaynak dildeki orijinal kelime ödünç alınmalıdır. Ve o kelime hedef dile kazandırılmalıdır. Risalelerin tercümesinde esma-i hüsnanın ve Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarının tercüme edilmeyerek arapça orijinal haliyle bırakılması gibi…

Evet lafza zînet vermeli, fakat tabiat-ı mânâ istemek şartıyla.. ve suret-i mânâya haşmet vermeli, fakat mealin iznini almak şartıyla.. ve üslûba parlaklık vermeli, fakat maksudun isti’dadı müsaid olmak şartıyla.. ve teşbihe revnak vermeli, fakat matlubun münasebetini göze almak ve rızasını tahsil etmek şartıyla.. ve hayale cevelan ve şaşaa vermeli, fakat hakikatı incitmemek ve ağır gelmemek ve hakikata misal olmak ve hakikattan istimdad etmek şartıyla gerektir.
(Muhakemat)

Bu tarza tercüme faaliyetini son demde Risalelerin İngilizceye çevirisinde müşahede ediyoruz. Ve bunun doğru bir yol olduğunu düşünüyoruz. RisalePress Tercüme Ekibi Avustralya’dan Kerem Şerbetçi Ağabeyin riyasetinde Bediüzzaman Hazretlerinin vekilleri Abdullah Yeğin, Ahmed Aytimur ve Hüsnü Bayramoğlu Ağabeylerin teşvik ve rehberliğinde bu mümtaz yolu tercümede istimal etti. Bu yolla yapılan tercümede Risale-i Nur’un bir maksadı da olan talim-i esma-i ilahiyye ve maarif-i tevhid ve lisan-ı Kur’an’ın nakli ulvi bir tefekkür gılafıyla okuyucuya sunulmuş oldu. Tefekkürün hammamddesi olan kelimeler, ve o ulvi kelimata vukufiyet ruhani bir seyrü sülükte bulunacak kariye hatta ingilizce de dahi yollar açtı.

Dr. Mehmet Rıza Derindağ

Dr. Mehmet Rıza Derindağ
Dr. Mehmet Rıza Derindağ
Çare Uluslararası İlim ve Araştırma Vakfı (Çare Vakfı) Başkanı, Çare Derneği YK Üyesi, İİOS Akademik Kurul Başkan Yard., Milenyum A.Ş. YK Bşk. V. Dr. Mehmet Rıza Derindağ’ın Kişisel Blog Sitesi

Diğer Yazılarım

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

3,000TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et
5,267TakipçilerTakip Et
110AboneAbone Ol

Necisin?
Nereden geliyorsun?
Ve Nereye gidiyorsun?"

En Çok Okunan Yazılarım

Twitter

Dr.Mehmet R.Derindag

@DrDerindag